Tarih

Tarihe Damgasını Vurmuş Ünlü Kadın Gangsterler

kadın gangster

Tarihe Damgasını Vurmuş Ünlü Kadın Gangsterler

Kadınlar, hayatın her alanında çok önemli yerlere sahip olan varlıklardır. Suç dünyasındaki başarıları ise küçümsenmeyecek boyuttadır. Aşağıdaki bu güzel kadınlar başlı başına bir mafya lideri, keskin nişancı bir kovboy veya bir gangsterin en önemli ortağı olmuşlardır.

 Stephanie St. Clair

Stephanie St. Clair

Stephanie St. Clair

Stephaine St. Clair, Karayiplerde bulunan Fransa’nın denizaşırı şehirlerinden biri olan Martinique’da doğup 1886-1969 yılları arasında yaşamış bir gangster. Manhattan’da “Queenie” olarak anılsa da yaşadığı yer olan Harlem’de Madam St. Clair olarak tanınır. Afrika kökenli bir Fransız göçmeni olan St. Clair Amerika’ya geldikten 10 yıl sonra yaşadığı bölgeyi, yolsuzlaşmış polislere karşı ateş açarak korudu. Ayrıca birçok şehir gangsterlerinin saldırısını engeleyerek onları şehirden uzaklaştırmayı başarmıştır. Mafyaların menfaatlerine karşı kendini kullanmayarak hiçbir zaman mafyanın kontrolü altına girmemiş ve bağımsız olarak gangsterliğini devam ettirmiştir. St. Clair aynı zamanda siyahi toplumların haklarını da savunmuştur.

Clair bugüne dek iki filmde ölümsüzleştirildi. 1984 yılında The Cotton Club’da Novella Nelson tarafından, 1997’de ise Hoodlum’da Cicely Tyson tarafından canlandırıldı.

Virginia Hill

virginia hill

virginia hill

“Gangsterler Kraliçesi” Virginia Hill, 1916’da Alabama’da dünyaya geldi. “Gangsterlerin Kraliçesi” tanımı aslında lakabından ziyade, birçok mafya lideri ile ilişki yaşamış olmasından kaynaklanan bir sıfat. Asıl lakabı Flamingo olan Hill, 3 suç örgütü lideri ile ilişki yaşamış ve yine bu 3 sevgilisinin de ölümüne sebep olmuştur. Son sevgilisi olan ünlü mafya liderlerinden Benjamin “Bugsy” Siegel, Virginia’ya öylesine tutkundu ki, Vegas’taki bir otelinin adını Flamingo olarak değiştirmiştir. Ancak Siegel de, bir sabah villasında 9 kurşunla vurularak öldürülmüş olarak bulundu. Bunun ardından Avusturya’ya kaçan Hill, orada alelacele bir kayak öğretmeni ile evlendi ve hiçbir zaman FBI tarafından konuşturulamadı. Ancak yeraltı dünyası ile olan güçlü ilişkileri, onu daha da önemli bir konuma getirmeye yetti.

Evelyn “Billie” Frechette

Evelyn "Billie" Frechette

Evelyn “Billie” Frechette

Gelmiş geçmiş en belalı haydutlardan Johnny Dillinger’ın hayatının aşkı olan “Billie”, 1930’lu yıllarda Chicago’da yüzlerce soygun yapan sevgilisine yılllarca yardım etmiş, onun hem ortağı hem sevgilisi olmuştur. Johnny ile birlikte sayısız soyguna ve silahlı çatışmaya girerek hepsinden kurtulmuştur. Ta ki, 1934’te bir yataklık suçundan cezaevine girene kadar. Çıktığında sevgilisi Johnny de ölmüştür. Üstelik ölmeden önce başka bir kız arkadaşı da vardır.

Johnny, Billie’ye “Blackbird” derdi ve bu tutkulu aşk “blackbird” adıyla nice film ve şarkıya konu olmuştur.

Rosetta Cutolo

Rosetta Cutolo

Rosetta Cutolo

Rosetta Cutolo, ünlü bir İtalyan mafya ailesine mensup üyelerden biri, ünlü patron Raffaele Cutolo’nun kız kardeşiydi. 1980 yılında bir polis merkezini havaya uçurma emrini vermiştir ve olaydan sonra 10 yıl boyunca aranmış ancak yakalanamamıştır. Daha sonra kendi isteğiyle polise teslim olan Rosetta, 9 yıl hapis cezası almış ancak 5 yıl yatmıştır.

Bonnie Elizabeth Parker

Bonnie Elizabeth Parker

Bonnie Elizabeth Parker

Dünyanın en ünlü suç ikililerinden olan Bonnie & Clyde’ın Bonnie’si olan Parker, Clyde ile tanıştığında evliydi. Ancak bu onların aşkına ve suç dünyasında nam salmalarına engel olmadı. Girdikleri bir çatışmada öldüğünde sadece 23 yaşında olan Bonnie ve 25 yaşında ölen sevgilisi Clyde’ın hayatını anlatan biyografik Bonnie & Clyde filmi 2 Oscar ödülü kazanmıştır.

Annie Oakley

Annie Oakley

Annie Oakley

Amerikalı keskin nişancı olan Annie, 1860-1926 yılları arasında yaşamış ve silahlı birçok gösteriye katılmıştır. En ünlü numaralarından birinin 30 metre yükseklikten atılan bir iskambil kağıdını, yere düşene kadar delik deşik edebilmesi olduğu söylenir.

Calamity Jane

Calamity Jane

Calamity Jane

Amerikalı efsanevi silahşörlerden biri olan Calamity Jane, göç sırasında tüm ailesini kaybetmiştir. Bunun ardından at binmeyi, ateşli silahlar kullanmayı öğrenerek hayatını çeşitli meslekler icra ederek sürdürmüştür. Erkek kıyafetleri giyerek barlarda kovboylarla ağız dalaşlarına girerek yavaş yavaş ünlenmeye başlamış ve herkes onu bir “bela” olarak görmeye başlamış ve ona bela anlamına gelen “calamity” lakabını takmışlardır.

Diğer ilgi çekici içerikler için Okunur 10 kategorisine bakabilirsiniz.

Yorum için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Gönderiler

En Üste Çıkın